Merkez Bankası verilerine baktığımızda geçen sene 32 milyar 756,5 milyon lira olan kredi kartı tutarı 2009 yılı sonu itibariyle 2008’e göre %9,2 artarak 35 milyar 773,8 milyon liraya yükselmiş. Bu 35 milyar liranın da 14 milyar 682,6 lirası taksitli alışverişlere harcanmış. Bu 14 bin liranın 534.827 TL si kamu, 10.531.610 TL si ise özel bankalara gitmiş. Taksitsiz harcanan 21.042.304 TL nin ise 14.096.322 lirası özel, 1.799.735 TL si kamu bankalarına gitmiş. Bir de yabancı bankalar var ki kalan meblayı artık siz hesaplarsınız:)
Gelelim başlığa. Size ne ifade ediyor bilmiyorum. Lakin bugün sabah farkettim. Hani herkes çıkıp bas bas bağırdı ya bu domuz gribi illeti, özellikle ellerimizdeki mikroplardan bulaşıyor, sık sık ellerinizi yıkayın diye. Bilinen bir gerçekte var ki o da gün içinde elden ele gezen “para”nın tam bir bakteri ve mikrop yuvası olması. Şimdi bu iki veriyi birleştirince aklıma başlıktaki ilişki geliyor. Hele bir de şimdi paypass özelliği var ya hani pos makinasına dokundurmadan ödeme yapabiliyorsunuz. Yani bir yanda sadece cüzdanınıza ve sizin elinize değen bir kart diğer yanda mikrop yuvası para. Acaba para yerine kredi kartı ya da banka kartı kullanmak, domuz giribinden korunmak için bir önlem olabilir mi? Eğer evet ise yukarıda belirttiğimiz gibi kredi kartı kullanımındaki artışı en azından sağlık açısından olumlu olarak yorumlayabiliriz belki de:)




