ZihniTutumluyuz.Biz

Mart 8, 2010

Kadınların Alışveriş Merakı

Kadınların Alışveriş MerakıAlışverişe merakı olmayan kadın yoktur heralde ama önemli olan doğru ve uygun alışveriş….

Kadınlar güzel görünmek isterler ve bunun içinde giyinmeye ihtiyaçları vardır, ehh haliylede alışveriş yaparlar. İndirimli günleri yakından takip eder hangi mağaza ne kadar indirime girmiş, nerede nasıl ucuza alabilirim arayışındadırlar ve tabii en büyük öğrenme taktiği de arkadaş aracılığı iledir. Kadın milleti hep aynıdır. Dünyayı verseler 5 yıl taksitle alma kapasitesine sahip, benimde içinde bulunduğum hemcinslerimin kendi keselerine ziyadesiyle zararlı hediyesidir. Bilinçli ve Tutumlu olmalıyız.

O zaman biri bize DUR desin!!!!

Uzmanlardan doğru alışverişin püf noktalarını öğrenelim, bilinçli insan bilinçli alışveriş ;)

Bilinçli alışveriş yapmak ve yapılan alışveriş sonucu mağdur duruma düşmemek için bazı kurallara dikkat etmek gerekiyor. Bu kuralların başında ise alışverişin planlanması geliyor. Planlanmadan yapılan alışveriş, ihtiyaç dışında gereksiz ürünlerin alınmasına neden olurken, para ve zaman kaybına da yol açıyor.

Bir ürünü tercih ederken fiyat, kalite, işlevsellik ve servis ağının genişliği gibi faktörlerin dikkate alınmasını öneren uzmanlar, bu kriterleri dikkate almadan ürünün reklamından veya uluslararası birmarkayı taşımasından etkilenmenin ise doğru olmadığını belirtiyor.

Fiyatı uygun olan mallar arasında kararsız kalınması halinde Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu, garanti belgesi veya standartlarauygun olanların tercih edilmesi önerilirken, çarşı ve mağazaların sakin olduğu saatlerde alışveriş yapmak ise ürünleri en iyi şekilde incelemeyi ve satıcıların alıcılara daha çok vakit ayırmasını sağlıyor.

Yazan:Melike Kayabaşı

Şubat 26, 2010

İnternetten Alışveriş

Efendim madem tutumlu olmaktan bahsediyoruz, e madem internetimiz var ve bu yazıyı okuyoruz. O zaman neden internetten alışveriş üzerine bir iki laf etmeyelim.

Türkiye’deki e-ticaret rakamları ya da online sipariş miktarları değil aslında önemli olan. Önemli olan internetin sunduğu imkânları kullanarak tasarruf etmek. Karşılaştırma bunlardan en önemlisi. Ama sadece o değil. Özel alışveriş siteleri dediğimiz yerlerde de oldukça önemli imkânlar mevcut. Üyelik sistemi ile çalışan bu siteler aslında kampanya yapan firmalarla müşteriyi buluşturan yerler. Her zaman olmasa da zaman zaman önemli sayılacak markaları çok uygun fiyatlarla edinmeniz mümkün. Yani hem ucuz mal alacak kadar zengin değilim diyor hem de kaliteli ürünler edinmek istiyorsak uğramamız gereken yerler buralar.

Örnek olarak strawberrynet’i alabiliriz. Birçok ünlü kozmetik markası ürünlerini burada normalin altında satıyor. Üstelik üyelik de davet edilmek de zorunlu değil.%2 de kar edebilirsiniz %60 da. Bu size bağlı.Ee tutumlu olmak kolay değil.

Sadece özel alışveriş siteleri değil internetten alışverişi keyifli kılan. Mesela internetten verdiğiniz pizza siparişinize ikincisi bedava!! Eminim bir çoğunuz bundan faydalanmıştır.

Yani mühim olan oturduğunuz yerden mağaza mağaza gezmeden,ayaklarınıza karasular inmeden istediğinize sahip olabilme avantajı. E tabi vitrin görme meraklısı bayanlar da var ama onlar şu an bizi pek ilgilendirmiyor.

Peki internetten alışveriş güvenli mi? Bu konuda her gün yeni önlemler alınıyor ve her gün bunlar aşılıyor sonra yine yeni önlem bulunuyor yine kırılıyor. Ama ne olursa olsun en güvenlisi bir sanal kart oluşturup limitinizi sınırlamak. Böylece en fazla almak istediğiniz ürünün parası kadar zarar edersiniz.

Sonuç olarak hem paradan hem zamandan tasarruf ederek, kalite-fiyat performansını arttırmanın yolu internetten alışverişten geçer. Tutumluluk  ve internet kardeştir,aksini söyleyen kalleştik sevgili Zihni Tutumlular. Malum önümüz haftasonu, iyi dinlenin, evde vakit geçirin paranızı barlarda diskolarda harcamayın.

Şubat 18, 2010

Aidat diri dat dat dat diri daaa dat

Kategori: Hayat, tasarruf — bilku @ 3:54 pm
Tags: , , ,

Birkaç gün önce BDDK başkanının açıklamasıyla sevindik bugün bankalardan kontrayı yedik Sevgili Zihni Tutumlular. Hatırlıyorsanız BDDK Başkanı kredi kartı sözleşmesinin üzerine “Aidat Ödemeyeceğim” yazıp öyle imzalarsanız, ücret alamazlar demişti. Bu bile bana çok inandırıcı gelmemişti. Çünkü matbu bir sözleşmeye öyle kafamıza göre bir şeyler ekleyip çıkarabileceğimiz fikri pek gerçekçi gelmedi. Üstelik banka o parayı kestikten sonra onu ödememek, ben sözleşmeye yazmıştım demek de ne kadar etkili olacak bilmiyorum. Ama sonuçta bunu diyen kişi de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı. Bir bildiği vardır elbet. Lakin o sözleşmelerde program katılım ücreti, kart basım ücreti vb isimlerde masraflar çıkarılabiliyormuş. Şimdi Sözleşmeyi didik didik edip tüm bu ücretleri tek tek ödemeyeceğim diye not yazsak olmaz mı? Aman neyse bu işten zararlı çıkmak da var. Umarım bankalar bu diğer ücretleri de geriye dönük olarak istemeye kalkmaz. Uyuyan devi mi uyandırdık ne? Tasarruf edicem aidat ödemeyeceğim diye, cebinizdekinden de olmayın sakın.

Ocak 22, 2010

Üniversite Öğrencileri Kartlanıyor

Anadolu Ajansına konu olan bir habere göre Cumhuriyet Üniversitesi İktisadive İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde 921 Üniversite öğrencisi ile Kredi Kartı kullanma ve harcama alışkanlıkları üzerine bir anket yapılmış.

Rakam biraz az ama koskoca Profesör’den iyi mi bileceğiz.

Biz sonuçları paylaşalım:

Öğrencilerin %78.2 si direk banka şubesine başvuru ile kart edinmiş. Oysa biz beklerdik ki internetten başvursunlar.

%56.9’u faturalarını düzenli öderken, %5,3 hiç ödeme yapmıyor ve %15,4 asgari ödeme yapıyormuş. %22,4 ise soruya cevap vermemiş sanırım.Gerçi geriye zaman zaman ödüyor,zaman ödemiyor,bir asgari ödüyor bir hepsini ödüyor gibi bir ara şık kaldı.

Öğrencilerin %70 i harcamalarının küçük bir bölümünü kredi kartı ile yaparken, %34,5’i harcamalarının büyük bir bölümünü kredi kartı ile yapıyormuş. %104,5 ediyor ama ben AA’nın yalancısıyım.

Kredi kartı almaktaki işlk ama acil ihtiyaçları karşılamakmış. Daha sonra sırasıyla taksit imkanlarından yararlanmak, nakit para taşıma riskini azaltmak, finansal sorumluluk sahibi olmak, internetten alışveriş yapabilmek ve statü sahibi olabilmek olarak işaretlemişler.

%64.7’nin kredi kartı sahibi olduğu belirlenmiş.Kredi kartı edinirken sözleşmeyi okuduğunu iddia eden öğrenciler, gecikme faiz oranı %30,3 oranında bilmiş. Oysa Hürriyet Kıyasla’ya gelseler, kredi kartlarıyla ilgili tüm bilgileri kolaylıkla edinebilecekler.

Yine araştırma sonucunda kız öğrencilerin sözleşme okuma oranı daha yüksek çıkmış ancak faiz oranını bilememeleri, kız öğrencilere “okuduğumuzu anladık mı?” sorusuna sevk ediyor. Erkek öğrenciler ise kart tercihi konusunda kızlara kıyasla daha çok etki altında kalıyorlarmış.

Ee Ağaç yaşken eğilir. Şaka bir yana üniversite öğrencilerinin “finansal sorumluluk” alma isteği güzel. Biz de aslında tüm tüketiciler gibi onların da işini kolaylaştıracak bir iş yaptık. Gençlerimizi bilinçli ve tutumlu olmaya davet ettik. Sanıyorum iyi de ettik.

Ocak 11, 2010

Kredi Kartı ve Domuz Gribi ilişkisi

Kategori: Ekonomik Kriz, Hayat, Sağlık — bilku @ 3:25 pm
Tags: , , ,
h1n1

h1n1

Merkez Bankası verilerine baktığımızda geçen sene 32 milyar 756,5 milyon lira olan kredi kartı tutarı 2009 yılı sonu itibariyle 2008’e göre %9,2 artarak 35 milyar 773,8 milyon liraya yükselmiş. Bu 35 milyar liranın da 14 milyar 682,6 lirası taksitli alışverişlere harcanmış. Bu 14 bin liranın 534.827 TL si kamu, 10.531.610 TL si ise özel bankalara gitmiş. Taksitsiz harcanan 21.042.304 TL nin ise 14.096.322 lirası özel, 1.799.735 TL si kamu bankalarına gitmiş. Bir de yabancı bankalar var ki kalan meblayı artık siz hesaplarsınız:)

Gelelim başlığa. Size ne ifade ediyor bilmiyorum. Lakin bugün sabah farkettim. Hani herkes çıkıp bas bas bağırdı ya bu domuz gribi illeti, özellikle ellerimizdeki mikroplardan bulaşıyor, sık sık ellerinizi yıkayın diye. Bilinen bir gerçekte var ki o da gün içinde elden ele gezen “para”nın tam bir bakteri ve mikrop yuvası olması. Şimdi bu iki veriyi birleştirince aklıma başlıktaki ilişki geliyor. Hele bir de şimdi paypass özelliği var ya hani pos makinasına dokundurmadan ödeme yapabiliyorsunuz. Yani bir yanda sadece cüzdanınıza ve sizin elinize değen bir kart diğer yanda mikrop yuvası para. Acaba para yerine kredi kartı ya da banka kartı kullanmak, domuz giribinden korunmak için bir önlem olabilir mi? Eğer evet ise yukarıda belirttiğimiz gibi kredi kartı kullanımındaki artışı en azından sağlık açısından olumlu olarak yorumlayabiliriz belki de:)

Aralık 7, 2009

Kredi kartıyla 1 milyar lira harcadık

Kaynak: www.resimmax.com

Kaynak: www.resimmax.com

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) açıklamayı yaptı… 6 Kasım-1 Aralık 2009 tarihlerinde kredi kartlarıyla 11 milyon 269 bin 966 adet işlem gerçekleştirmişiz ve 1 milyar 56 milyon 862 bin TL tutarında harcama yapmışız. Yani ekonomiye can vermişiz :) Güzel olan şu ki bu harcamalar 2008 yılına oranla % 19 oranında artmış. Krizi yavaş yavaş atlatmaya başlıyoruz sanırım :)
Tabii bu paranın bir bölümü yurtdışında harcanmış. NewYork ve Londra bu anlamda başı çekiyor. New York’ta 9.6 milyon TL, Londra’da ise 7 milyon TL harcanmışız. New York ve Londra’yı Paris, Berlin ve Roma takip ediyor.

Parayı kimin nereye harcadığı bizi çok ilgilendirmiyor ama umarım güzel şeylere harcanmıştır :)
Kredi kartıyla harcamak her daim kolay gelmiştir bana. Önce fütursuzca harcarım, ay sonu ekstreyi gördüğümde kabuslar görmeye başlarım. İşte bu noktada ödeme haritamı mantıklı bir şekilde oluşturmam gerekiyor. Bunun paralelinde aklıma da birçok soru düşüyor… Kredi kartımın tüm ödemesini mi kapatayım, minimum ödemeyi mi ödeyim? kredi karti faizleri yüksek, en uygun ihtiyaç kredisini çekip, kredi kartı borcunu kapatıp, kredi borcunu mu ödeyeyim? Cebimde kaç para var vs gibi? Kabuslara maruz kalmamak için en mantıklısı harcarken planlı gitmek, karşılaştırıp, kıyaslamak :) Eğer bunu yapabilirsek hem ekonomiye can veririz, hem de harcarken kara da geçebiliriz belki? Bayramlar böyledir, çocuklara alınan kıyafetler, eş dost ziyaretinde alınan hediyeler, çocuklara verilen harçlıklar vs güzel şeyler tabii…

WordPress.com'dan blog alın.