Sevgili Zihni Tutumlular,
Türkiye şu anda futbol yayın ihalesi ile çalkalanıyor. Her tv programında, twitter’da, friendfeed’te bu konu tartışılıyor. Biz de işi gücü bıraktık televizyona kitlendik. Yıllardır futbol yayın ihalesini elinde bulunduran Digitürk’ün karşısında bu sefer güçlü bir rakip olan Türk Telekom vardı. Bir önceki ihalede yıllık 150 – 160 milyon $’a kapanan yayın ihalesi şu anda yıllık 321 milyon ile Digitürk’te kaldı. Birçok spor yazarı ödenecek vergiler, yapılacak masraflarla birlikte çok daha artacak bu bütçenin Türkiye Süper Ligi için çok fazla olduğu konusunda da hem fikir…
Yıllık 321 milyon $’lar gerçekten çok yüksek (Bu arada yayın ihaleleri bütçelerine İngiltere’de 3 yıl için 1.5 milyar £’ civarı paralar ödeniyor). Türk futbolu için önemli bir kaynak. Ancak kulüpler bu kaynağı ne kadar iyi kullanabiliyor? Yayın haklarından alınacak bu paralar muhtemelen abuk subuk, hiç bir işe yaramayan yabancı futbolculara da dağıtalacak ve Türk futbolu yine bir gelişme gösteremeyecek. Bu olayın bir boyutu. Bir de öteki boyutuna bakmak gerekiyor.
Futbol’da bazıları için ayrı bir keyif. Fiyatların bu şekilde yükselmesi bizleri nasıl etkileyeceği de tartışılması gereken ayrı bir konu. Zaten alım gücünün düştüğü, 2010 la birlikte doğalgaza, elektriğe yapılan zamlar ve hayatımızı idame ettirmemiz için yapılması gereken harcamarladan sonra insanlar futbol maçını izlemek için ne kadar para verir ya da kaç kişi evine maç yayını alabilir? Ayrı bir konu!
Maç yayını yapan mekanlara da yayıncı kuruluş tarafından yapılacak fiyat yansıtlamarı, o mekanda maç izlemeye giden bir futbol tutkunana nasıl yansıyacağı da ayrı bir merak konusu
Yok yok önümüzdeki 4 yıl bize maç falan yok. İhalenin bitmesini merakla bekliyoruz. Sonrasında yayıncı kuruluşun belirlediği maç yayın paketlerini karşılaştırıp, kıyaslama hedefimiz var. Devir tutumlu olma devri, kıyaslama devri diyoruz ama bu sefer çok geçerli değil galiba hem bizler için hem yayın kuruluşları için hem de futbol kulüpleri için




