ZihniTutumluyuz.Biz

Mart 3, 2010

Borçlarrrr! Hep sıkıntı hep sıkıntı

Kategori: Ekonomik Kriz — zihnitutumlu @ 5:06 pm
Tags: , , , , ,

Sevgili Zihni Tutumlular,

Bugünkü konumuz herkesin korkulu rüyası olan borçlar. “Borç yiğidin kamçısı derler” ama borçsuz yaşamak gibisi var mı sorarım size?
 Hepimizi mağdur eden bu küresel vatandaşı etkilemekle kalmamış, ekonomilerini canlandırmak için kamu harcamalarını arttıran ülkeleri de zor duruma sokmuş…

Biz Zihni Tutumlular olarak planlı programlı gidin harcamınızı ona göre yapın dedikçe, onlar düşüncesizce harcamaya devam etmişler. Bu durumda bazı ülkelerin, kaynak ihtiyacı ve dış borç yükümlülüklerini artırmış. 
Bir ülkenin dış borç yükümlülüğünün ölçütü, o ülkenin hükümeti ve finansal kuruluşları tarafından ödenmesi gereken sermaye artı faiz oranına eşitmiş. Hükümet borcu ve şirketlerin yabancı ülkelerden aldıkları krediler de dış borç kapsamına girmiyormuş.

Şimdi efendim insandır zaman zaman hata yapar, kıyaslamaz, hesaplayıp karşılaştırmaz. Eee koskoca ülkelerde mi kıyaslayıp karşılaştırmaz :)

CNBC’de yayımlanan ve Hürriyet Ekonot’ten aldığımız ve sizinle paylaştığımız bu  haberde 52,5 trilyon dolar borcu olan 20 ülke sıralanmış. Bu ülkeler;

•         Irlanda – 2.39 trilyon dolar

•         Ingiltere – 9.26 trilyon dolar

•         Hollanda – 2.58 trilyon dolar

•         Isviçre – 1.23 trilyon dolar

•         Belçika – 1.32 trilyon dolar

•         Danimarka – 627.6 milyar dolar

•         Isveç – 916.42 milyar dolar

•         Avusturya – 869.13 milyar dolar

•         Fransa – 5.22 trilyon dolar

•         Portekiz – 538.1 milyar dolar

•         Hong Kong – 659.27 milyar dolar

•         Norveç – 577.80 milyar dolar

•         Finlandiya – 376.8 milyar dolar

•         Almanya – 5.33 trilyon dolar

•         Ispanya – 2.53 trilyon dolar

•         Yunanistan – 594. 60 trilyon dolar

•         Italya – 2.71 trilyon dolar

•         Macaristan – 231.33 milyar dolar

•         Avustralya – 892.26 milyar dolar

•         ABD – 13.67 trilyon dolar

Ya işte böyle sevgili Zihni Tutumlular, ekonomiyi yönetenlerin ekonomileri biraz sıkıntıda sanki. Kendilerine Zihni Tutumluyu harketini takip etmelerini öneriyoruz ve karşılaştırıp, kıyaslamadan karar vermeyin mesajını bir kez daha tekrarlıyoruz :)

Ocak 31, 2010

1 minute’nin üzerinden 1 year geçmiş

Görsel: http://economics.ca/jpeg/minutes1.jpgSevigli Zihni Tutumlular,

Dünya ekonomisi için önemli bir 3 günü geride bıraktık bildiğiniz üzere. 27-29 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen Davos Zirvesi artık sona erdi. Zaman ne çabuk geçiyor öyle değil mi?  “ One minute”nın üzreinden 1 yıl geçmiş :)

Bu yılda yine her yıl olduğıu gibi, geçen yıl yaşanan ekonomik krizin sonuçları ve krizden alınması gereken dersler masaya yatırılmış. Küresel krize neden olan sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ve ülkeler arasında sağlıklı bir gelir dağılımının sağlanmadığı sürece bu gibi krizlerin görülmesine devam edileceğine inanılıyormuş.

Birçok not var Sevgili Zihni Tutumlular,

Fransa Ekonomi Bakanı,  Türkiye’nin 2001 yılındaki krizden ders aldığını ve son dönemde dünyayı vuran küresel krizden fazla etkilenmediğini söylemiş. (Aldığımız duyumlara göre kendisinin Zihni Tutumlu hareketinden çok etkilendiği de kulislerde konuşulmuş :) ))))) )

Ayrıca Anadolu Ajansı’nın haberine göre dünyanın en güçlü iş adamlarının ve bazı politikacıların katıldığı zirveye, ekonomik toparlanma için istihdam yaratılması ve serbest ticaretin temel unsur olduğu fikrinde anlaşılmış.

Forumda tartışmalardan sonuç alınamaması, genel belirsizliğin mükemmel bir yansıması olarak görülüyormuş. Davos’da ticari ve finansal düzenlemelere ilişkin herhangi bir anlaşmaya varılamamasının bir nedeni de önemli politik liderlerin zirvede katılmaması oldu.
Durum böyle Sevgili Zihni Tutumlular, ekonominin nabzını tutmaya çalışırken Davos’tan bahsetmemek olmazdı herhalde.

Tutumluluk hareketimiz devam ediyor. Sıradaki hedefimiz gelecek yıl Davos’ta yer almak ve Türkiye için başlattığımız tutumluluk hareketi tüm dünyaya duyurmak :)

Ocak 20, 2010

2009’da Kredi Piyasasında neler oldu?

Merhaba Sevgili Zihni Tutumlular,

Bugünkü yazımızda sizlere 2009 yılında kaç kişinin borç batağına saplandığını açıklayacağız ki ibret-i alem olsun. Siz siz olun dikkat edin o borç batağına girmeyin.

Şimdi efendim; 2009 Yılı içerisinde Bireysel Kredi borçlarını ödeyemeyen kişi sayısının 393.146 olduğunu görüyoruz. Bu rakama Kredi Kartı borcunu ödeyemeyenlerde eklendğinde karşımıza 994.611 gibi bir rakam çıkıyor.

Tabi bir yandan insanlar borca girerlerken diğer yandan bazıları da parasını altına mı yatırsa, vadeli mevduata mı bilememiş. 2008 yılında 760$ olan 1 ons altın 2009 yılında ise 1.100 $ seviyelerine yükselmiş. Altına yatıran kazanmış. Vadeli mevduatlarda da %2 lik bir artış olmuş.

Bu veriler doğrultusunda inceleme yapan uzmanlar 2010 yılında kredi faizlerinin durağan geçeceği tahmininde bulunmuş.

Uzmanlara lafımız yok da biz yine de harcamalarımızı bilinçli yapmaya devam edelim.

Ocak 19, 2010

Krizler, vergiler, grevler

Kategori: Ekonomik Kriz, Hayat — umutersoy @ 4:27 pm
Tags: , , , , , ,

Kendimi bildim bileli ekonomi konusunda hiçbir şey yolunda gitmez. Her zaman bir kriz, bir grev vs olmuştur… Ekonomi kötü, zamlar üst üste geliyor alım gücü düşüyor Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Motorlu Taşıt Vergisi (MTV) ve Özel İletişim Vergisi (ÖİV) yetmezmiş gibi; harç, evrak ücreti, plaka ücreti ve sabit ücret olarak isimlendirilen yükler de tüketicinin belini büküyormuş. Abuk, subuk isimler altında tüketicilerden garip paralar alınabiliyor zaman zaman.

Yapılan açıklamada 2010 bütçesine göre, vatandaştan bu yıl çeşitli adlar altında yaklaşık 193.5 milyar TL vergi toplanacakmış. Bu rakamın 42.9 milyar lirası Gelir Vergisi oluşturuyor. Gelir Vergisi’nin büyük bölümü işçi ve memur gibi ücretlilerin maaşından ay başında yani peşin kesilen vergiler. Tabii aslına bakarsanız bu işin bir nevi iyi tarafı. Yani bir işi olanların başına gelen durumlar. Bir de hali hazırda işini kaybetmemek için uğraşanların durumu var ki işte orası biraz daha kötü. Tekel İşçileri’nin özelleştirme süreci ile ilgili başlatmış oldukları eylem 35. gününe girmiş bulunuyor ve bugün itibariyle açlık grevi de başladı. Eyleme katılanlar ara sıra ılık şekerli su, biraz da B vitamini alacaklarmış. Durum çok iyi değilmiş ne yazık ki :( 1500 kişi hastalanmış ve 45 kişi acile sevkedilmiş. Umarım daha da kötü olmadan bir yol bulunur.

Tabii bunca vergiye,  yapılan bunca zamma bizlerin plansız programsız harcaması da her zaman üzerinde durduğumuz bir konu. Kıyaslamanın, tutumlu olmanın önemi ilerleyen zamanlarda daha çok önem kazanacakmış gibi gözüküyor.

Ocak 11, 2010

Kredi Kartı ve Domuz Gribi ilişkisi

Kategori: Ekonomik Kriz, Hayat, Sağlık — bilku @ 3:25 pm
Tags: , , ,
h1n1

h1n1

Merkez Bankası verilerine baktığımızda geçen sene 32 milyar 756,5 milyon lira olan kredi kartı tutarı 2009 yılı sonu itibariyle 2008’e göre %9,2 artarak 35 milyar 773,8 milyon liraya yükselmiş. Bu 35 milyar liranın da 14 milyar 682,6 lirası taksitli alışverişlere harcanmış. Bu 14 bin liranın 534.827 TL si kamu, 10.531.610 TL si ise özel bankalara gitmiş. Taksitsiz harcanan 21.042.304 TL nin ise 14.096.322 lirası özel, 1.799.735 TL si kamu bankalarına gitmiş. Bir de yabancı bankalar var ki kalan meblayı artık siz hesaplarsınız:)

Gelelim başlığa. Size ne ifade ediyor bilmiyorum. Lakin bugün sabah farkettim. Hani herkes çıkıp bas bas bağırdı ya bu domuz gribi illeti, özellikle ellerimizdeki mikroplardan bulaşıyor, sık sık ellerinizi yıkayın diye. Bilinen bir gerçekte var ki o da gün içinde elden ele gezen “para”nın tam bir bakteri ve mikrop yuvası olması. Şimdi bu iki veriyi birleştirince aklıma başlıktaki ilişki geliyor. Hele bir de şimdi paypass özelliği var ya hani pos makinasına dokundurmadan ödeme yapabiliyorsunuz. Yani bir yanda sadece cüzdanınıza ve sizin elinize değen bir kart diğer yanda mikrop yuvası para. Acaba para yerine kredi kartı ya da banka kartı kullanmak, domuz giribinden korunmak için bir önlem olabilir mi? Eğer evet ise yukarıda belirttiğimiz gibi kredi kartı kullanımındaki artışı en azından sağlık açısından olumlu olarak yorumlayabiliriz belki de:)

Ocak 8, 2010

İş dünyası tepkili…

Kategori: Ekonomik Kriz, Hayat — umutersoy @ 6:57 pm
Tags: , , , , , , , , , ,
Görsel: BigStock

Görsel: BigStock

2010 yılının zamlarla geldiğini söylemiştik. Doğalgaza, elektriğe gelen zamları çok konuşulan sigara zammı takip etmişti… Sizin de bildiğiniz gibi son günlerde kırmızı et fiyatlarına yapılan zamlar konuşuluyor.

Bu zamların üst üste gelmesi ve Zihni Tutumlu Hareketi‘nin toplum üzerinde bıraktığı tasarruf yapma, planlayarak, karşılaştırıp kıyaslayarak harcama tavsiyeleri duyulmaya başlandı :)

Birçok mal ve hizmette yapılan zamlar ve vergi artışlarına iş dünyası da tepki göstermiş bulunuyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan ekonominin en önemli merkezlerinden biri olan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş zamlarla ilgili olarak görüşlerini dile getirmiş.

“Vergi artışları ve zamların özel sektörü sıkıntıya sokacağını söyleyen Yalçıntaş, zamların memnuniyetle karşılanamayacağını belirtmiş bulunuyor”

İstanbul Ticaret Odası’nın göstermiş olduğu bu tepki paralelinde Anadolu iş dünyasından da bu zamlarla ilgili benzer tepkiler de gelmiş.

Durumumuz artık ortada, ekonomik kriz, alım gücü derken, üst üste gelen zamlar moralleri iyice bozdu. Boşuna demiyoruz devir planlama devri karşılaştırıp kıyaslama devri diye :)

Aralık 30, 2009

41 adet simit hayat kurtarır mı?

Dünden beri çok konuşulan ve gündemi meşgul eden konulardan biri de agari ücretlere yapılan zam oranları. Hayat pahalı, alım gücü düşük, asgari ücret belli… Gel de bu devirde planlamadan harcayıp, kıyaslamadan bütçeni yapma. Gel de bu devirde bir Zihni Tutumlu olma:)

Önce isterseniz düne dönelim. Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2010 yılının ilk 6 ayı için asgari ücreti yüzde 5.2 artırarak net 577.01 TL olarak belirledi. Bu da 31 TL zam yapıldı anlamına geliyor… Bizdeki ekonomi göstergesi iç çamaşırına değil de simite dayanıyor:) Buda 41 adet simite denk geliyor. Yani asgari ücretle 41 adet simit daha alabileceğiz…

Konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın’da bir açıklama yapmış ve demiş ki: 

“Elbette bu işçilere ödenmesi arzu edilen bir ücret değil ancak küresel krizin etkileri ve ekonomik koşullar dahilinde hem işçilerimiz hem de işverenlerimizin durumu dikkate alınarak bir tespitte bulunulmuştur”

Herkesin kendine göre haklı nedenleri var. Kriz hem işvereni hem de işçiyi vurdu. Eeee o zaman ne yapacağız? ZihniTutumluyuz.Biz‘i daha yakından takip edip, bu hareketin bir parçası olacağız. Tasarrruf etmeyi, ekonomik bir işlem yapmadan önce kıyaslamayı, para harcarken de nasıl para kazanılabileceğini öğreneceğiz… Eğer bunları yaparsak, yani paramızı planlayarak harcarsak daha iyi bir yaşam standartı elde edebiliriz; ama futursuzca, planlamadan, karşılaştırıp kıyaslamadan para harcarsak 41 simite talim ederiz :)

Aralık 29, 2009

İç çamaşırı ve Kriz

Görsel: http://www.mailce.com

Yeni yılı heyecanla beklediğimiz, yıl sonu hesaplarını kapayıp, kotalarımızı doldurup, performans hedeflerimize  ulaşıp  zammı kapmak istediğimiz günlerdeyiz.

2009’un en önemli olayı şüphesiz ki 2008’in armağan ettiği ekonomik kriz oldu.  CEO’lar, Genel Müdürler, Profesörler, Ekonomistler çıkıp laf üstüne laf ettiler. Biz de dinledik. Neymiş bu kriz diye. Sonra bugün ilginç bir haber gördüm. Ekonomik performans meğerse iç çamaşırı, sivrisinek ısırığı ya da çimlerin uzunluğu gibi göstergelerle de ölçülebiliyormuş.

ABD Merkez Bankası Eski Başkanı Alan Greenspad, ekonominin normal seyrettiği süreçte erkek iç çamaşırı satışlarının arttığını, ekonomi kötü giderken ise bu satışların durduğunu söylemiş. Araştırmayı yapan analistlerden Bill Patersan ise insanlar paralı oldukları dönemde kendilerine daha çok güveniyorlar, nakite sıkışık olduğunuzda ise gidip kendinize iç çamaşırı almazsınız demiş.

http://www.squidoo.com/boxershorts

http://www.squidoo.com/boxershorts

Kriz’in etkilerini anlamanın bir diğer yolu ise sivrisinek ısırıklarıymış. Malumunuz kriz mortgage temelli olduğundan,  hacize uğrayan evler bakımsız kalıyormuş ve buradaki sivrisinekler semt sakinlerini ısırıyormuş. Bu nedenle insanların kaşınma şikayetlerinde artış görülmüş.

Aslında komik geliyor ama öte yandan krizin sosyal etkileri anlamında önemli bir nokta. Bizde de sanırım Milliyet muhabirlerinden birisi yaptığı sokak röportajında, krizi sorduğu amcadan “ben sigaramı içebiliyorum kriz mriz yok” cevabını almıştı. Aslında gerçek bu. Kimileri krizde ucuza ev kapatıp işler düzelince zengin olur, kimi için sigara alabilmektir mutlu olmak, kimi için ise çalışabilmek, üretmek…

İşe bu açıdan bakınca ne kadar garip geliyor Gayri Safi Milli Hasıla, İç borç, Dıç Borç, Faiz Dışı Fazla, Borsa verileri, Döviz kurları gibi veriler. Bir gün her kim ki çıkıp çocuk bezi endeksi yapacak, boş bira şişleri yatırım aracına dönüşecek işte o zaman birşeyler değişecek sanırım.

Son bir uyarı; yılbaşındaki iç çamaşırı satışlarına bakıp da umutlanmayın.

Aralık 16, 2009

Kriz nasıl vurmuş öyle?

GfK Türkiye yapmış olduğu “Kimlerin Krizi” araştırmasıyla 2008 krizinin bizleri nasıl etkilediğini değerlendirmiş. Araştırma sonucu gösteriyor ki tüketiciler ekonomik krizin başlamasıyla tüketimlerinde daha akıllı davranmaya, karşılaştırıp kıyaslamaya başlamışlar. Bu durumda ZinhiTutumlu Harketininde büyük bir pay sahibi olduğunu düşünüyoruz :P
 
Öncelikle araştırma sonucunda göre krizin başlıca göstergelerinin neler olduğuna bakarsak;
• Maaşların geç ya da eksik ödenmesi
• Zam alamama
• İşten çıkarılma
• İş bulma zorluğu yer alıyor. İş bulmakta zorlanan kişiler ise genellikle askere gitmeyi tercih ediyormuş.  

Son dönemlerde KPSSye başvurular artmış. Bunun altında da güven unsurunun ön plana çıktığını söylüyor uzmanlar.  (daha fazla…)

Aralık 14, 2009

Araba pazarında artış da yok artis de…

Yani dostlar araba pazarında ne artış var ne de artis..Otomotiv de krizden en çok etkilenen sektörlerden birisi oldu. Özellikle geçen sene birçok otomotiv ve hatta lastik gibi yan ürün üreten farbrikalar günlerce tatil yaptılar. Bayram tatillerini birleştirip birleştirip uzattılar. Daha sonra ÖTV ve KDV indirimi sektöre iyi geldi. Piyasa hareketlendi. Ama geçici olarak yapılan bu indirim de son buldu. Lakin artık Otomotivciler kendi kampanyalar ını kendileri yapıyorlar. ÖTV ve KDV ‘yi kendileri karşılayanlar mı dersiniz, değişik taksit seçenekleri sunanlar mı? Gazetelerde, dergilerde bir çok kampanya haberi görüyoruz.
Ee arz talep durumu dengeleninceye kadar da bu iş böyle sürecek anlaşılan. Bu krizle birlikte sanırım tüketici de kendi gücünü farketmiş durumda. Alın verin ekonomiye can verin derken tüketicinin de bir güç olduğu açıkça dile getirilmiş oldu.Bu durumda biz de haklarımızı savunmalı ve gücümüzü bilmeliyiz.
Neyse, taşıt olayına geri dönelim. Araba fiyatları düşük seyrederken belki de bize bu fırsatlardan yararlanma şansı verecek taşıt kredisi piyasasına bir bakalım. Genelde alacağınız taşıtın %70’ine kadar kredi kullanabiliyorsunuz. Firmaların kampanyalarına paralel olarak bankalarda birçok kampanya düzenliyor.%1’in altında faiz oranlarına rastlamak bile mümkün. Eğer aklınızda araba almak varsa taşıt kredilerini bir inceleyin deriz. Yeni yıla yeni bir araba ile girmek çok da imkansız değil . Ama siz yine de iki kere düşünün, kıyaslayın ki harcarken de tasarruf etmeye,tutumlu olmaya devam edin.

WordPress.com'dan blog alın.