ZihniTutumluyuz.Biz

Şubat 5, 2010

Fiyatı en fazla artan ürün neymiş?

Kategori: Hayat, Tutumluluk Üzerine — umutersoy @ 4:07 pm
Tags: , , , ,

Sevgili Zihni Tutumlular,
İlginç bir haber ile karşınızdayız. Şimdi size sorsam desem ki “İstanbul’da geçen ay fıyatı en fazla artan ürün ne oldu?” Çok merak ediyorum ne cevap vereceğinizi… Çünkü ben haberi görünce çok şaşırdım sevgili Zihni Tutumlular

Efendim İstanbul Ticaret Odası (İTO), ocak ayında ve yıllık bazda İstanbul’da perakende fiyatları en fazla artan ve azalan maddeleri, fiyat ve artış oranlarıyla birlikte açıklamış.

Sonuç şöyle; İstanbul da geçen ay fiyatı en fazla artan ürün Devlet Tiyatroları billet ücreti olmuş.

Ocak ayında fiyatlarında artış görülen madde sayısı 102’miş. Geçen ay kültür ve eğitim harcamaları grubunda yer alan Devlet Tiyatroları bilet ücreti yüzde 44,44 oranıyla fiyatı en fazla artan ürün olurken, bunu yüzde 44,23 ile Boğaz köprüleri geçiş ücreti, yüzde 33,50 ile soğan, yüzde 31,25 ile uzun ve kısa filtreli sigara ücreti izlemiş…

Hiç aklımıza gelir miydi tiyatro? Günlerce konuşulan sigara zamları oldu ama devlet tiyatroları zammı hiçbirimizin aklına bile gelmedi…

Haberi görünce paylaşmak istedik ve siz Zihni Tutumluları bilgilendirmek istedik…

Şubat 4, 2010

Sürü Psikolojisi ve Tutumluluk

Merhaba sevgili Zihni Tutumlular,

Aşağıdaki videoyu izlemediyseniz izleyin aksi halde anlamazsınız. Ben bu videoyu ilk gördüğümde aklımda hemen bir ampul yandı. Acaba tüketimde de sürü psikolojisiyle hareket ediyor muyduk? Kaçımız yolda yürürken bir başkasında gördüğü kazağı, gömleği, pantolonu beğenip almak istedi ve aldı? Kaçımız arkadaşlarında gördüğü bir ürünü satın aldı? Mesela bu senenin Ugg modası?  Herkes de bu botlardan olmasını da sürü psikolojisine bağlayabilir miyiz? Belki sosyolojik bir çalışma gerektirir bu soruya cevap vermek bilemiyorum ama eğer öyleyse durumda bu sürü psikolojisi Tutumluluğa aykırı. Aman dikkat edin. Hiç ihtiyacınız olmadığı halde ya da çok daha uygun maddi koşullarda giderebileceğiniz ihtiyaçlarınızı, sürüye kapılıp da pahalıya gidermeyin.  

Şubat 1, 2010

Tutumlu Nane

Kategori: Hürriyet Kıyasla, Tutumluluk Üzerine, internet, tasarruf — bilku @ 4:35 pm

Bir internet sitesinde “internetin en büyük 12 dahisi” başlıklı bir yazı gördüm. İlgimi çekti tabi ki. Sonra isimlere baktım. Klasik olarak Steve Jobs, Sergey Brin ve Larry Page  diye gidiyordu liste. (Çoğunuzun bildiğine eminim ama yine de belirtelim bunlar sırasıyla Apple ve Google ‘un kurucularının isimleri). Ancak burada güzel olan bu isimlerin hangi konuda dahi olduklarını belirtmeleri. Listede “tutumluluk” kontenjanından girmiş  Aaron Patzer ilgimi çekti doğal olarak. Bu  kişi Mint isimli sitenin kurucusu.

Mint.com  tam anlamıyla kişisel finans kararlarınızı almanız için kurulmuş bir site. Bir nevi  kişisel muhasebe programı gibi düşünebiliriz diyelim. Bütçenizi kontrol etmeniz ve ödeme zamanlarından tutun da yatırım fikirlerine kadar size birçok noktada destek veriyor. Bir diğer önemli nokta ise kullanıcıların blog servisi üzerinden kendi deneyim ve bilgilerini paylaşması. Yani eğer maddi bir sıkıntıya düşerseniz daha önce benzer bir durumu yaşamış birisinden tavsiye almanız işten bile değil çünkü mint.com’un milyonlarca üyesi var.

Aslında Hürriyet Kıyasla olarak yola çıkarken bizim de örnek aldığımız sitelerden birisi idi bu ve zaman içerisinde varacağımız bir nokta olabilir. Çünkü biz kredi kıyaslaması yaparken bir yandan da tüketicileri, kredi alırken dikkat etmeleri gereken noktalar, ödeme dengeleri ve kazanç/ harcama oranları gibi konularda bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Bunun içindir ki Uzmana Danışın bölümümüz var. Ama tabi bilgi birikimi ancak katılımla oluyor.

Aaron’un hikayesi de şöyleymiş kısaca;  7 ay boyunca günde 14 saat çalışarak bu siteyi kurmuş. 2 sene içinde 2 milyon üyeye ulaşmış  ve 170m $ gibi bir rakamla İntuit firmasına satılmış. Tutumluluğun en az kıyaslamak kadar önemli bir noktasının da üretmek olduğunu unutmamak gerekiyor sanırım.

Ocak 31, 2010

1 minute’nin üzerinden 1 year geçmiş

Görsel: http://economics.ca/jpeg/minutes1.jpgSevigli Zihni Tutumlular,

Dünya ekonomisi için önemli bir 3 günü geride bıraktık bildiğiniz üzere. 27-29 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen Davos Zirvesi artık sona erdi. Zaman ne çabuk geçiyor öyle değil mi?  “ One minute”nın üzreinden 1 yıl geçmiş :)

Bu yılda yine her yıl olduğıu gibi, geçen yıl yaşanan ekonomik krizin sonuçları ve krizden alınması gereken dersler masaya yatırılmış. Küresel krize neden olan sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ve ülkeler arasında sağlıklı bir gelir dağılımının sağlanmadığı sürece bu gibi krizlerin görülmesine devam edileceğine inanılıyormuş.

Birçok not var Sevgili Zihni Tutumlular,

Fransa Ekonomi Bakanı,  Türkiye’nin 2001 yılındaki krizden ders aldığını ve son dönemde dünyayı vuran küresel krizden fazla etkilenmediğini söylemiş. (Aldığımız duyumlara göre kendisinin Zihni Tutumlu hareketinden çok etkilendiği de kulislerde konuşulmuş :) ))))) )

Ayrıca Anadolu Ajansı’nın haberine göre dünyanın en güçlü iş adamlarının ve bazı politikacıların katıldığı zirveye, ekonomik toparlanma için istihdam yaratılması ve serbest ticaretin temel unsur olduğu fikrinde anlaşılmış.

Forumda tartışmalardan sonuç alınamaması, genel belirsizliğin mükemmel bir yansıması olarak görülüyormuş. Davos’da ticari ve finansal düzenlemelere ilişkin herhangi bir anlaşmaya varılamamasının bir nedeni de önemli politik liderlerin zirvede katılmaması oldu.
Durum böyle Sevgili Zihni Tutumlular, ekonominin nabzını tutmaya çalışırken Davos’tan bahsetmemek olmazdı herhalde.

Tutumluluk hareketimiz devam ediyor. Sıradaki hedefimiz gelecek yıl Davos’ta yer almak ve Türkiye için başlattığımız tutumluluk hareketi tüm dünyaya duyurmak :)

Ocak 28, 2010

Çevreci Otomobiller

Çevre konusu bizlerin önem verdiği ve üzerinde durduğu bir konu biliyorsunuz.  Daha önce de Çevreci Finans ürünleri ve Tutumluluk ve Çevre üzerine başlıklı iki yazı yazmıştık.  Dünkü Hürriyet’te vardı haber. 2010 yılının en çevre dostu otomobilleri belirlenmiş. Sıralama şu şekilde:

1.Honda Civic Gx

2.Toyota Prius

3.Honda Civic Hybrid

4.ForTwo

5.Honda İnsight

6.Ford Fusion/Mercury Milan

7.Toyota Yaris

8.Nissan Altima Hybrid

9.Mini Cooper

10.Chevrolet Cobalt XFE

Listeden de görüldüğü üzere liderlik büyük ölçüde Asya kıtasında olsa da Amerikalı rakipler de boş durmuyor. Bu araçalrın çevrecilikleri de tükettikleri yakıt ve gaz salınımının azlığından kaynaklanıyor.

Bunun bizi asıl ilgilendiren ksımı ise daha temiz bir dünyada yaşamanın maliyeti. Bu noktada da devreye Çevreci Taşıt Kredisi girebilir. Çok yaygın olmamakla birlikte bir bankamız Çevreci Hibrit araçlar için kredi sağlamakta. Özel faiz oranı,Çevreci Kredi Kartı ve Ayhan Şahenk Vakfı aracılığıyla ağaç dikimi gibi avantajları var kampanyanın. 2010’da araba almayı planlananlara duyurulur.

Ocak 27, 2010

Alo! Aloo! Orada kimse var mı?

Kategori: Hayat, Tutumluluk Üzerine, tasarruf — umutersoy @ 5:57 pm
Tags: , , , , ,

 

Görsel://http://img4.imageshack.us/i/66423643.png

Görsel:http://img4.imageshack.us/i/66423643.png

Önemli olduğunu düşündüğümüz ve cebimizi çok ilgilendiren bir konu ile bugün yine karşınızdayız. Biliyorsunuz tüketicin cebini rahatlatan bir uygulama başlamıştı bir süredir.  Neydi bu uygulama? Tabii ki telefon numarasını çevirmeden önce numaranın başına eklediğimiz ve telefon faturalarının azaltan 10XY uygulaması. Telefon faturalarında önemli ölçüde tasarruf yapmayı sağlayan 10XY ile arama uygulaması malesef tarihe karşılabilir.

Çok değil daha geçen yıl televizyonlarda, gazetelerde hep bu konu ile ilgili haberler okurduk. Arayacağınız numarayı çevirmeden önce 10XY numarayı ekliyor ve ucuza konuşuyordunuz. Bu durum yapılan yoğun kampanyalar neticesinde benimsenmiş ve telefon faturalarının düşmesini sağlamıştı. Ama vatandaşa sağlanan bu kolaylığın önüne faturalama konusunda yaşanan bir sorun çıktı.

Tüketicilerin yüzünü güldüren, telefon faturalarında önemli ölçüde ekonomi yapmayı sağlayan 10XY ile arama, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Kasım ayında aldığı bir kararla artık tarihe karışabilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) kararına göre artık evlerden ve işyerlerinden aranacak numaranın önüne 10XY koyarak, bir başka telefon işletmecisi üzerinden ucuza yapılan konuşmaları faturasına dahil etme yükümlülüğüne sınırlama getirildi.

Durumu daha detaylıca anlatırsak; “Arama bazında taşıyıcı seçimi” olarak adlandırılan “B tipi telefon hizmeti” veren işletmecilerin hiçbirinin bu hizmeti alan tüketiciler ile arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmuyor. Böyle olduğu için sabit numarayla evden veya işyerinden numaranın önüne 10XY konarak yapılan ucuz arama hizmeti veren işletmecilerin tüketicilere fatura kesmesi mümkün olmuyor. Eğer hizmet aldığımız telefon operatörü bu karar ile getirilen sınırlama doğrultusunda faturalarından bu hizmet bedellerini çıkaracak olursa, işletmecilerin 10XY hizmetleri için fatura kesip, ücret tahsil etmeleri için bir yol kalmamış oluyor. Bu hizmetinden alacağını tahsil edemeyen telefon işletmecilerinin de bu hizmeti vermeye devam etmesi mümkün görünmüyor.

Sonuçta olan yine tüketiciye oluyor sevgili Zihni Tutumlular. ‘Arama Bazında Taşıyıcı Seçimi’ yani B Tipi Telefon Hizmeti, tüketicilere önemli kolaylıklar ve avantajlar sağlamaktaydı. Tüketiciler aramalarında hizmet sunan işletmeciler ile herhangi bir abonelik bağlantısına girmeden, hem kalite yönünden hem de fiyat yönünden avantajlı bulduğu işletmecinin hizmetinden her bir telefon araması için farklı işletmeci tercihinde bulunarak yararlanabilmekteydi. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın olarak kullanılan bu durum  bizde ne yazık ki tüketicinin kendi seçtiği işletmeciye ait 10XY’li numarayla ucuza konuşma hakkı elinden alınma noktasına geliyormuş.

En azından telefon konuşmalarından tasarruf ediyorduk. Şimdi o da gidiyor galiba :)

Ocak 26, 2010

Enerji Tasarrufu Haftası

Kategori: Hayat, Tutumluluk Üzerine, tasarruf — bilku @ 3:21 pm
Tags: , ,
Geleceğe Enerjin kalsınMerhaba Sevgili Zihni Tutumlular,

Bugünkü yazımıza sizlerden özür dileyerek başlıyoruz. Neden mi?

Çünkü geride bıraktığımız günlerde çok önemli bir olayı atladık. Meğerse 11-18 Ocak tarihleri arası Enerji  Tasarrufu Haftası kutlanırmış. Konu ile ilgili biraz araştırma yaptığımda karşıma altında imza olmayan ama herkes tarafından kullanılan bir metin çıktı. Sanırım resmi bir kaynaktan alınmış. Metindeki bir paragraf ilgimi çekti.

Hafta içinde, bütün yurtta enerji tasarrufu ile ilgili toplantı ve açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda enerji tasarrufunu işleyen programlar yayınlanır. Okullarımızda enerjide tutumlu olmanın önemi anlatılır. Alınması gereken önlemler belirtilir. Öğrenciler arasında enerji tutumu ile ilgili afiş, karikatür, resim ve kompozisyon yarışmaları düzenlenir. Bu yarışmalarda derece alanlara ödülleri dağıtılır. Bu çalışmaların amacı, enerjinin iyi kullanımını sağlamaktır.

Ne kadar tanıdık bir metin değil mi? Hani enerji tasarrufu yazan yerleri çıkar yerine mesela Yerli Malı koy. Ne kadar sıkıcı değil mi? Üstelik bütün yurtta ben böyle bir aktiviteye rastlamadım. Ama İstanbul’un çeşitli yerlerinde konserler, ışık ve havai fişek gösterileri gibi “kültürel” aktiviteler yapmaktan geri durmadık.  Yani enerji tasarrufu jhaftasında alabildiğine enerji tükettik.

Çok merak ediyorum şu aşağıdaki sözleri okuyan kaç kişi enerji tasarrufu için motive olur?

*Enerji savurganlığı bütçemizi eritir.

* En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir.

* Üretimde süreklilik, enerjide tutumla olur.

* Yaya gidilecek yere otomobille gitmeyelim.

* Enerji daha güçlü atılımlar için birikimdir.

* Damlaya damlaya göl olur.

* Gereksiz harcanan enerji, kaybedilen emektir.

Siz yine de demotive olmayın, özellikle kışın en sert günlerini geçirdiğimiz şu zamanlarda elektrik ve doğalgaz harcamalarınıza dikkat edin.

Ocak 25, 2010

Paket servisimiz vardır!

Kategori: Hayat — zihnitutumlu @ 8:22 pm
Tags: , , , , , , , , , ,
Görsel: www.biberpos.com

Görsel: www.biberpos.com

Sevgili Zihni Tutumlular,

Havalar buzzzzz! Kar, kış kıyamet aldı başını gidiyor. Bu durum bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor…

Kar yağışının haftasonuna gelmesi, insanların bu dönemi evde geçirmelerine neden oldu bildiğiniz üzere. Her hafta yapılan haftasonu planları bu hafta rafa kalktı. Hürriyet‘in haberine göre, yoğun kar yağışı nedeniyle evden dışarı çıkmayanlar haftasonu alışverişini internetten yapmışlar. Dışarı çıkılamadığından sebze, sahlep ve atıştırmalık ürünler alınmış. Öyle ki interneten verilen siparişler %58 artmış bu karlı havalarda. 

Yapılan açıklamaya göre insanlar yemeklerini de internetten söylemişler sevgili Zihni Tutumlular. İnternetten verilen yemek siparişleri de % 15 artmış. Bu dönemde pizza ve hamburger söylemiş evde mahsur kalanlar. Yüzdeyüz doğru :) Öyle ki; hiç adetim olmamasına rağmen Cumartesi günü 00.39’da pizza söyleyecek kadar yoldan çıktım diyebiliriz.

Konuyu şuraya bağlayacağım Sevgili Zihni Tutumlular, haftasonu evden çıkmadık diye tasarruf yapabilirdik ama internetin bize sunduğu nimetler yani pizzalar buna izin vermedi :)

Ocak 22, 2010

Üniversite Öğrencileri Kartlanıyor

Anadolu Ajansına konu olan bir habere göre Cumhuriyet Üniversitesi İktisadive İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde 921 Üniversite öğrencisi ile Kredi Kartı kullanma ve harcama alışkanlıkları üzerine bir anket yapılmış.

Rakam biraz az ama koskoca Profesör’den iyi mi bileceğiz.

Biz sonuçları paylaşalım:

Öğrencilerin %78.2 si direk banka şubesine başvuru ile kart edinmiş. Oysa biz beklerdik ki internetten başvursunlar.

%56.9’u faturalarını düzenli öderken, %5,3 hiç ödeme yapmıyor ve %15,4 asgari ödeme yapıyormuş. %22,4 ise soruya cevap vermemiş sanırım.Gerçi geriye zaman zaman ödüyor,zaman ödemiyor,bir asgari ödüyor bir hepsini ödüyor gibi bir ara şık kaldı.

Öğrencilerin %70 i harcamalarının küçük bir bölümünü kredi kartı ile yaparken, %34,5’i harcamalarının büyük bir bölümünü kredi kartı ile yapıyormuş. %104,5 ediyor ama ben AA’nın yalancısıyım.

Kredi kartı almaktaki işlk ama acil ihtiyaçları karşılamakmış. Daha sonra sırasıyla taksit imkanlarından yararlanmak, nakit para taşıma riskini azaltmak, finansal sorumluluk sahibi olmak, internetten alışveriş yapabilmek ve statü sahibi olabilmek olarak işaretlemişler.

%64.7’nin kredi kartı sahibi olduğu belirlenmiş.Kredi kartı edinirken sözleşmeyi okuduğunu iddia eden öğrenciler, gecikme faiz oranı %30,3 oranında bilmiş. Oysa Hürriyet Kıyasla’ya gelseler, kredi kartlarıyla ilgili tüm bilgileri kolaylıkla edinebilecekler.

Yine araştırma sonucunda kız öğrencilerin sözleşme okuma oranı daha yüksek çıkmış ancak faiz oranını bilememeleri, kız öğrencilere “okuduğumuzu anladık mı?” sorusuna sevk ediyor. Erkek öğrenciler ise kart tercihi konusunda kızlara kıyasla daha çok etki altında kalıyorlarmış.

Ee Ağaç yaşken eğilir. Şaka bir yana üniversite öğrencilerinin “finansal sorumluluk” alma isteği güzel. Biz de aslında tüm tüketiciler gibi onların da işini kolaylaştıracak bir iş yaptık. Gençlerimizi bilinçli ve tutumlu olmaya davet ettik. Sanıyorum iyi de ettik.

Ocak 21, 2010

2300 yıllık saray satışı ve mortgage kredileri

Millatan önce 337 ve 324 yılları arasında Bizans İmparatoru Birinci  Konstantin’in elçilerini kabul ettği toplantılar düzenlediği Magnaura Sarayı

Yaklaşık 18 yıl önce satın alınan çorap fabrikasının altında çıkan Magnaura Sarayı, 1000 metrekare arazi üzerinde bulunuyormuş. Saray’ın kazı çalışmaları sırasında 3 bin 500 kamyon harfiyat çıkartılmış. Magnaura Saray’ı, Hipodrom’dan Four Seasons Otel’e kadar uzanan büyük sarayın önemli bir kısmını oluşturuyormuş.

Bu çorap fabrikasnın yıkılırken bulunan sarayın kazı çalışmaları sırasında 13 metreye kadar inilmiş ve bu kazı çalışmalarının ardından bu 4 katlı saray ortaya çıkmış ve  bu tarihi sarayda 12 milyon Euro bedelle satışa çıkartılmış. Düşünsenize 12 milyon Euro’ya yaklaşık 2300 yıllık bir saraya sahip olacaksınız … İlgilenenlere biz de  buradan duyurmuş olalım.

Sarayın satışını üstlenen firma bu  satış işlemi için birçok kişi ile görüşülüyormuş. Özel müze olarak kullanmak isteyenler,  turistlik tesis olarak kullanmak isteyenler varmış.

Aslında konut almak önemli bir yatırım aracı bu devirde :) İlle 2000 yıllık saray almanıza gerek yok (Gerçi taş bina kışın soğuk olur burası, hem de ilk sahibi değil, içine de masraf yapmak gerekir:)) . Başımızı sokacak kendimize göre bir evimiz olsun, ev sahibi muhabbetleri çekmeyelim  yeter bize.  

Tabii ev alma işleri deyince  konut kredileri, mortgage gibi bir çok önemli  konu var. Burada da kendimize uygun en uygun krediyi bulmak için kıyaslama yapmamız ve kendimize uygun mortgage kredisini bulmamız gerekiyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, 2000 yıllık saray alacak kişi mortgage ihtiyaç duyar mı? Belki duyar orası belli olmaz :)

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'dan blog alın.